zeya 3 yaşında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zeya 3 yaşında etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Eylül 2008 Perşembe

Zeya 3 yaşında !!

Blog aleminde 3. yaşıma emin adımlarla giriyorum. 3 koca yıl olmuş. Benim blog çevremde 3 yılda kimler var kimler...

Ayy Defne ile yaşamak'ı unutmuşum nasıl olmuşsa??? onların bir sabah iş acelesine düşmeden yaptıkları keyif hep aklımda oysa :):)

İlk yazmaya başladığımda beni pek okuyan yoktu kendi arkadaş çevrem dışında Bir Nalan'ı bulmuştum kendime okuyucu onun hayatını yakından takip ederdim. Hatta sevgilisi ile ayrılınca ben fena olmuştum. uzakda olsa yakında olsa ayrılıklar pek çarpar beni :)
Blog arkadaşlığımın gerçeğe taşındığı ilk isimlerden biri Nalan diğeri de Nurdan.
Fenerbahçe'de bir kahvaltı klasiği yapmıştık.Sonra çoğalarak ne buluşmalar yaşadık.
Nurdanla ilk tanıştığımızda kafesi vardı.Biz gidemeden kapattı kafeyi kariyerini değiştirdi. Şimdi yoğun yoğun günler geçiriyor.

Sonra Lale abla ile Ebrucuk katıldı aramıza bir de fasulyeden blogcu Zuz. Lale ablayla bir boza muhabbetiyle kaynaştık. Sonra ortak tanıdıklar keşfettik. Kızlarla maceralarını okuduk tabii ki Zuzla da kaynaştık sonra kızlarla da tanışınca aile gibi olduk.

Ebruyla nasıl kaynaştık bilmiyorum ama her buluşmamızda ayrı macera yaşadık. İzmirli olmasına rağmen İstanbul yol bilgisi benden iyi de yollarda bana rğamen kaybolmadık.

İlk günlerden beri severek okuduğum Aslı var bir de. İlk keşfettiğim ve keyif aldığım bloglardan biri Aslı.

Bu arada Ebrucuk'u da Aslı sayesinde bulduğumu hatırladım. Onlar üniversiteden arkadaş çünkü. Ebru'nun o zamanlar İddia bayiisi vardı. Çok ilginç gelmişti bana ama Ebruyu tanıyınca hiç şaşırmadım.

Aslı sayesinde bulduğum bloglardan biri de Şebnem. İlk karşılaşmamız Aslı ile bana süpriz ziyaretleri olmuştu.Uğurböcekli çakmağımda hala Vedat'ın gözü var ama kaptırmıyorum. Sonra onun sayfasından atladığım Tanya ile House Cafe buluşmalarına dahil oldum. Sanki 40 yıllık arkadaş gibi olduk bir kaç saatte. Şişe sınırsız buluşmalar planlıyoruz yine. Şimdi 2 gün yazmasa ne oldu acaba naraları ile cadde de koşup bulacağım biri oldu Tanya. Zıp zıp bir enerjisi bir de harika bir sevgilisi var :):):)
Onlar sayesinde blogunu keşfettiğim Verda var bir de Kuba anılarını merakla beklediğim.

İtalya günlerinden keşfettiğim sonra Ankara'da böyle yerler mi varmış diye şaşırdığım Ayşe var. Kızmayın ama benim Ankaram pek gri pek sıkıntılıdır nedense.

Yıllar sonra facebookta bulduğum ilkokul arkadaşımın blogcu olduğunu keşfedip oğluşu ile maceralarını okuduğum Ben ona resmen aşığım blogu var bir de. Onun ablası nane şekeri var uzaklardan yazan.

Çocukla çocuk blogunun 2 fıstık yazarları var. İlerde çocuğum olursa sayfalarını ansiklopedi gibi kullanacağım. Eğer olurda onların şehirlerine gidersem ya da onlar İstanbul'a gelirse kesinlikle buluşulacak...

Son blog buluşmamızın yıldızı ve hayat hikayesini yazarak beni her yazısında hayretlere düşüren Ece var. Ece'yi okumak en sevdiğin kitabın filmini seyretmek ve çok beğenmek gibi benim için.

Kızım olsa da büyüse bana parti kursa diye özene özene okuduğum Ece Arar var.

Sonra misss Zerrin var. Harika yemekleri, sadece yemekleri değil anlattıklarıyla da blogunu dolduran süper biri o. Bir gece onu rüyamda tuafiyeci dükkanında görmüşlüğüm bile var hatta.

Devin var bir de Fethiyelerden yazan. Sımsıcak harika biri o. Annemle her Fethiye lafı açılışında kulağını çınlattığımız bir gün mutlaka görüşeceğimiz :):):)

Taa Çinlerden maceralarını okuduğum, yoğurt bulamıyor diye derdine düştüğüm Evrim var.

Güzela var iş yeri blogculuğa karşı bile olsa e maille yazılarını göndererek her şartta yazmayı başaran ve harika motive edici yazıları olan karman çormancı o :)

İleri de dergilerde gazetelerde boy boy röportajlarını okuyacağımız mavianne var masmavi enerjisi ile.

Bu sıralar çılgın adımlar atan ve beni şaşırtan Moonsun var. Sımsıcak yazıları ve süpriz zarfları ile hayatıma giren.

Eskiden beri tanıdığım ama bloglar arası da kaynaştığım harika tadların sahibi Suzi var. Keşke daha çok yazsa...

Craftwoman var bana kırmızı mutfaklar bulan, ev fikirleri veren.

Balkahve var uzaklardan bile sıcaklığını hissettiren blogların sanal olmadığını kanıtlayan.

Haydins var son keşiflerimden taa Rusyalardan yazan. Cıvıl cıvıl takılar yapan.

Benim masal şehrim Sivastan yazan solistim var. Mutfak solisti de ilk göz ağrılarımdandır.

Sonra biribirimizi son dönem keşfetitğimiz Serrose ve Rüzgar var.

ve sona sakladığım yazının burasına kadar dayanamayıp neden yokum diye beni arayacağını beklediğim, bloglardan değil lise'den başlamak üzere cvlerimizin neredeyse aynı olduğu, yanındayken gülmeden zor durduğumuz, fıstık Miray'ın annesi Ebruli var. Ebru daha çok yazsanaaaa...

Unuttuğum birileri var mı acaba? Mutlaka vardır öyle kocaman bir aile olduk ki burada.

İyi ki doğmuş blogum. İyi ki blogcu olmuşum...


Zeya 2 Yaşındayken ne yazmış?
http://tuttosuzeya.blogspot.com/2007/10/zeya-2-yanda.html