Dün Ayvalık sarımsaklı plajında kendimi şezlonga bağlayıp geri dönmeyi reddettim. Dönmemek için binlerce bahane buldum Deniz tüm bahanelerimi çok haklı buldu ama kös kös susurluk üzerinden Bandırma feribotuna bindik.
Bu sabah gözümü açtığım gibi kendimi Bauhausta yer parkesi seçerken buldum. Burnuma hala deniz yağı kokusu gelirken halim pek acıklıydı. Yarın işe gidip öğlen olmadan gerçek hayata dönüş yaparım.
Bu sene rotamız Bozcaada - Midilli - Ayvalık'tı. Denizle ikimiz son dakika ayarlamaları ile kendimizi yollara vurduk. Bozcaada her zaman ki gibi süperdi. Daha kalabalıktı sanırım artık iyice keşfedildi. Keyifli yemekler yedik, buz gibi denize girdik, Polente'de şen kahkahalar attık :)
Midilli'de Yunanlıların taklit yeteneğine şaştık, politik planlar yaptık, kiraladığımız fiyat puntomuz ile 8 çizilen virajlarda, daracık sokaklarda teklemeden dolaştık, bizim denizimizin daha güzel olduğunu anladık ve tatili Ayvalık'ın muhteşem denizinde istemeye istemeye bitirdik.
Bu tatilde tek eksiğimiz Melis'ti. O olmadan organize olma sorunumuz var da :):)
Bu yazı resimsiz olsun, ilerde ekleme yaparım hem de gidilecek görülecek yerleri yazarım.
Yarın Ramazan başlıyor. Kalabalık sofralar, miss gibi çorbalar, sımsıcak pideler, uyku arası yemekler demek. Benim için her ramazan çocukluğa yapılan bir yolculuk gibi. İftar sonrası tatlı turlarına çıkmak, sahurda üst kata veya alt kata gitmek ve bol bol güllaç yemek istiyorum.
Bir de bayram tatiline kadar gün sayıyorum. Yine yolcuyum da ...
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ağustos 2008 Pazar
23 Şubat 2008 Cumartesi
Eski Yazı Günü: Tek taşımı kendim almadım.
Blog tembeli oldum bu aralar. Hafta içi nasıl geçti anlamadım. Birden Cumartesi pırıl pırıl geliverdi. Eski yazı ararken birden bunu buldum.Neredeyse 2 sene önce yazılmış.
Nisan'da Van gezisi var yine güneşe doğru gideceğiz hem de bu sefer daha kalabalık. Gönderilen kitaplar bir sürü oldu. Bu hafta içi ilk gönderiyi yapacağız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Zaten ayrı bir yazı konusu olacak bu.
Eski yazımı okuyunc aİngilizce dersi verdiğim günleri ve öğrencilerimi çok özlediğimi fark ettim. Keşke vaktim olsa yeniden başlasak.
Bir de ben bu yazıyı yazdığımda hamile olduğu için Corana'ya pek özenen Ebru'ya ithaf ediliyor.
Artık bir Corona partisi patlatabiliriz Miray büyüdü artık :):)
İşte eski yazım :)
6/5/2006 - Tek taşımı kendim almadım
Sağ eller havaya
pırlantalar buraya...
Ben tek taşımı kendim almadım.Ama eski kafa da devam etseydim alırdım hem de istemiyorum pilav yapmak diye bağıra bağıra.
Bayılıyorum bu Nil Karaibrahimgile. Değişik bir enerjisi var Gözlerinden fışkırıyor. Eteklerini seviyorum bir de özellikle selo pabucu yarım reklamında giydiğini.
Ne renkli biri, şarkıları da öyle. Uzun zamandır CD almamıştım.Kazaa sağ olsun ne istesem indiriyordum. Yasal değil biliyorum ama ne yapayım.Dün Nil'in CD'sini aldım.
Şimdi bir yandan CD'yi dinliyorum bir yandan Corona'mı yudumluyorum.
Ayy pek bir havalı oldu cümlenin Corona kısmı...
Hafta sonunun tam ortası yarın kocaman bir tatil günü pek bir mutluyum. Hem de sebepsiz bir mutluluk aman nazar değmesin.
Bu arada saçlarımı biraz kısa kestirip kontrol altına alamadığımı yazmıştım. Bugün ufak öğrencilerimden biri öğretmenim saçlarınızı kestirmişsiniz cadı gibi olmuşsunuz dedi.Hem de iltifat gibi söyledi ne bu şimdi...Cadı saçlarım biraz jöleyle yatıştılar bugün.Zaten benim huzur seviyemle saçlarımın kabarıklığı arasında bir bağlantı var.Ne zaman ki herşey güllük gülistanlık saçlarım kuaförden çıkmış gibi ...Hep öyle olmuyor tabi.
Şu toplantılar falan bitince iş bakımından rahatladım. Yoğunluk devam ama en azından kafam daha rahat.
Bu ay sonunda annemlerle Türkiye'nin doğusuna doğru bir tura çıkıyoruz. Erzurum, Kars,Iğdır ve Nahçivan. Erzurum ve Kars'ı daha önceden gördüm ama Iğdır'a ilk defa gideceğim.Iğdır'ın benim için yeri çok özel. Iğdır yumuşak iklimi nedeniyle Akdeniz'den alınan bir gelin gibidir diye okumuştum bir yerlerde.Ben tek taşımı kendim almadım.Artık Iğdır'a gidip tek taşımı alanın şehrini görmenin zamanı geldi.
Mutluluğun tatille bir ilgisi mutlaka olmalı...
http://zeya.blogcu.com/546591/
Nisan'da Van gezisi var yine güneşe doğru gideceğiz hem de bu sefer daha kalabalık. Gönderilen kitaplar bir sürü oldu. Bu hafta içi ilk gönderiyi yapacağız. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Zaten ayrı bir yazı konusu olacak bu.
Eski yazımı okuyunc aİngilizce dersi verdiğim günleri ve öğrencilerimi çok özlediğimi fark ettim. Keşke vaktim olsa yeniden başlasak.
Bir de ben bu yazıyı yazdığımda hamile olduğu için Corana'ya pek özenen Ebru'ya ithaf ediliyor.
Artık bir Corona partisi patlatabiliriz Miray büyüdü artık :):)
İşte eski yazım :)
6/5/2006 - Tek taşımı kendim almadım
Sağ eller havaya
pırlantalar buraya...
Ben tek taşımı kendim almadım.Ama eski kafa da devam etseydim alırdım hem de istemiyorum pilav yapmak diye bağıra bağıra.
Bayılıyorum bu Nil Karaibrahimgile. Değişik bir enerjisi var Gözlerinden fışkırıyor. Eteklerini seviyorum bir de özellikle selo pabucu yarım reklamında giydiğini.
Ne renkli biri, şarkıları da öyle. Uzun zamandır CD almamıştım.Kazaa sağ olsun ne istesem indiriyordum. Yasal değil biliyorum ama ne yapayım.Dün Nil'in CD'sini aldım.
Şimdi bir yandan CD'yi dinliyorum bir yandan Corona'mı yudumluyorum.
Ayy pek bir havalı oldu cümlenin Corona kısmı...
Hafta sonunun tam ortası yarın kocaman bir tatil günü pek bir mutluyum. Hem de sebepsiz bir mutluluk aman nazar değmesin.
Bu arada saçlarımı biraz kısa kestirip kontrol altına alamadığımı yazmıştım. Bugün ufak öğrencilerimden biri öğretmenim saçlarınızı kestirmişsiniz cadı gibi olmuşsunuz dedi.Hem de iltifat gibi söyledi ne bu şimdi...Cadı saçlarım biraz jöleyle yatıştılar bugün.Zaten benim huzur seviyemle saçlarımın kabarıklığı arasında bir bağlantı var.Ne zaman ki herşey güllük gülistanlık saçlarım kuaförden çıkmış gibi ...Hep öyle olmuyor tabi.
Şu toplantılar falan bitince iş bakımından rahatladım. Yoğunluk devam ama en azından kafam daha rahat.
Bu ay sonunda annemlerle Türkiye'nin doğusuna doğru bir tura çıkıyoruz. Erzurum, Kars,Iğdır ve Nahçivan. Erzurum ve Kars'ı daha önceden gördüm ama Iğdır'a ilk defa gideceğim.Iğdır'ın benim için yeri çok özel. Iğdır yumuşak iklimi nedeniyle Akdeniz'den alınan bir gelin gibidir diye okumuştum bir yerlerde.Ben tek taşımı kendim almadım.Artık Iğdır'a gidip tek taşımı alanın şehrini görmenin zamanı geldi.
Mutluluğun tatille bir ilgisi mutlaka olmalı...
http://zeya.blogcu.com/546591/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)