doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doğum günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ocak 2008 Pazar

Perşembeden Pazara Resimli Günlük




Yine hızlı bir hafta geçti nasıl geçtiğini anlayamadığım ama dopdolu. Önce Perşembe akşamı zuzda buluştuk. Bol kahkahalı bir gece geçirdik muhteşem yemekler eşliğinde. Lale abla, zuz, Ebrucuk ve ben. Makineyi kurup koşarken Ebru'nun kalçasına iniş yaptım ama o saçlarını lego haline getirdiğime takıldı. Bir sürü güldük, bir sürü konuştuk biraz daha birbirimizin hayatına girdik.
Cumartesi gününe annem için Pastacı Burcu'ya annemin annesi ve babasıyla resimlerinin olduğu kurabiyelerden ısmarlamıştım. Burcu muhteşem bir iş çıkarmış ve Cuma günü iş yerine kadar getirdi. Sabah anneme verdiğimde çok sevindi. Pek gözyaşılı bir hediye oldu. Burcu'ya ve aracı olduğu için Suzan'a kocaman teşekkürler.

Cumartesi günü önce işe gittim sonra İngiltere'de yaşayan bir arkadaşım İstanbul'daymış onu ve fıstık bebişini görmeye. Hiç kaybolmadan Ataşehir'e gittim, kimse inanamadı. adım çıktı valla artık kaybolmuyorum.

Akşamda ailecek ve dostlarcak annemin doğum gününü kutlamaya yemeğe gittik. Fotoğraf makinesinin pili çok az kaldığı için tek resim çekilebildi. O resimde de garson benim suratımımı tabakla kapadı. Hem de biz poz verirken göz göre göre servis yaptı. Kıyafetlerdeki uyuma dikkatinizi çekerim.

Pazar günü Vedat'la İstinye Park'a gittik. Yine hiç kaybolmadan gittiğimi yazayım de. Pek bir alışveriş modundaydım ama sadece taze zencefil aldım. Bu senenin modasını ben pek anlamadım. Resmen el yordamıyla giyiniyorum. Giyecek birşey yok dükkanlarda. Hadi yeni sezon açılsın artık.


Meğerse biz İstinye Parktayken Fenerin maçı varmış. Vedat'ın 3 dakika da bir saate bakması o yüzdenmiş.Yolda gelirken fener'in 4 gol attığını öğrendik. Vedat kendini evine attı, maç tekrarlarını seyretmeye, ben de dergiler, yeşil çay ve kurabiye eşliğinde pazar keyfi yapmaya.


Sevgili bana ne zaman evleneceksiniz diye soran arkadaşlar şu anda evde maç sesi hiç çekilmez. Hem Fenerin başarısı da garanti değil. Anladınız siz beni :):):)
İyi haftalar herkese...




ps: Bu yazıyı yazdıktan 10 dakika sonra küçük futbol canavarı Metehan Galatasaray maçını seyretmek için salonumu zaptetti. Gülmeyin sakın küserim...

19 Aralık 2007 Çarşamba

İyi Bayramlar

Eskiden kurban bayramlarında bizim bahçede kesim yapılırdı. aslında her bahçede kesim yapılırdı ya. Ben bir kaç gün önceden alınan koyunlarla aramda hiç bağ kurmazdım çünkü hazin sonu bilirdim.
Erenköy İstasyonundan gidip kurbanlık seçilirdi. Hatta bir keresinde annem ben koyun üçlüsü şeklinde eve gelme çalışmamızı hayal meyal hatırlıyorum. Hayvancağız inat etmişti 5 dakikalık yok saatler sürmüştü.
Koyun eti yememem o günlerden başlamıştı sanırım eğer zorda kalmazsam koyun eti yemem.
Bir de tenis klübü zamanı bir boğanın kortun yeşil zeminini ot zannnedip bizim bahçeye gelmesi vardı. Millet tellere tırmanmış boğa girdiği kapıdan çıkamamış toslamaya başlamış etrafı. sonra bir adam gelip elinde tuzla tıs tıs yapınca uysal uysal tuz yalamış. Ben bu olayın üzerine inmiştim bahçeye o gün. Hala aramız da güleriz alo boğam kaçtı hattı diye diye :):):)
Ben bayramların en çok kahvaltı kısmını severim. Yarın sabah soframı hazırlayacağım. Gün boyu apartman ziyaretleri yapılacak. Kahvaltı ben de öğlen yemek annemde falan gibi. Yaşasın.
Bir de bugün Derya'nın doğum günü birazdan kutlamak için yemeğe gideceğiz. İyi ki doğdun gördün mü 30 oldun yaşı bu yaş. Nice mutlu yıllara.
Yarında sevgili solistin doğum günü benim masal şehrim Sivaslı solist nice yıllara :)
İyi ve mutlu bayramlar herkese!!

10 Aralık 2007 Pazartesi

Doğumgünü Maceraları


Ağzım kulaklarımda bir haftasonu geçirdim. Resimlerden de belli zaten, ağzımı toplayamama hali. Bu sene doğum günümün sabah olması nedeniyle sabah kahvaltılı program yaptık Aile ve arkadaşlar birarada Cafe &Shop'taydık. Cafe&Shop'ta sabah kahvaltılarıda harika oluyormuş. Upuzun masanın çevresinde en sevdiklerim olunca hani film karesi gibi yaşadığınız anlar vardır ya onlar gibiydi bütün bir gün.
Bu sene annemin kestane pastasını eve kendime saklayıp Suzan'ın önerisiyle Bake Shop'tan Burcu'ya uğurböceği bir pasta ısmarladım. Müthiş bir pasta geldi Pazar sabahı. Tadı da tıpkı şekli gibi mükemmeldi. Bundan sonra ailedeki tüm pastalar kesinlikle Burcu'ya ısmarlanacak ve Bake Shop'taki kurabiye kursuna kesin gidilecek. İlk yeni yıl kararımdır bu.
2008 yılı benim mutfakta parladığım yıl olarak tarihe geçecek sanırım Vedat'ın hediyesi sayesinde. Artık ekmeklerimizi evde yapıp ne kadar muhteşem olduğumu göstereceğim. İlk denememi şu anda yapmaktayım. Nurdan'ı arayıp herşeyin doğru gittiğinden emin oldum. Kendisi diet kolalı ekmek bile yaptığı için benim bilirkişimdir.
Bu yılın renkli ve uğurlu geçeceğinin işaretini veren bir sürü uğurböcekli hediyem var. Yaşasın yaşasın.
Kestaneli pasta için akşam annemde toplandık. Bu pastayı ne zaman yesem çocukluğuma giderim. Tarifini en kısa zamanda yazacağım. Gördünüz mü başlıyorum tarif falan vermeye buradan imdaaat 1 günde büyüdüm ben :):)
Şimdi burnumu ekmek makinasına dayamaya gidiyorum. Sonra gece 12'de elimde ekmek kapı kapı gezip övüneceğim daha.

ps:Doğum günü mesajlarınız için çooook teşekkür ederim. Harikasınız. Bu arada annem de çözdü yorum bırakma işini yaşasııın !!
ps2:Cafe&Shop kadıköy'de Rex sinemasından bir önceki sokakta solda.

11 Ekim 2007 Perşembe

Metehan 12 yaşında...


Vakvak ayaklı küçük eşşek kocaman adam oldu bile. Doğum gününde artık oyuncak alınmayacak yaşta. Ben de çılgın halalık görevimde 12 yılımı doldurmuşum.Kolay değil Metehan'ın çılgın halası olmak. Gözlerini aça aça ala ya sen büyük müsün yoksa çocuk mu diye sorduğunda daha 5 -6 yaşlarındaydı.
Hala hangisi olduğumu kavradığını sanmıyorum.
Canım kuşum !!!
Mutlu yıllar, İyi doğdun, iyi ki varsın. Hala yiğen çılgınlıklarımız bu yıl da devam edecek!! Hatta Avrupa'ya açılacağız seninle, hortum ailesi Avrupa'da ne dersin??? Doğum günün kutlu olsun. Sen olmasaydın hayatımız pek sessiz olurdu valla :):):) Akşama Cafe Shop'ta görüşmek üzere...

4 Ekim 2007 Perşembe

İyi ki doğdun Nalan

Nalan burada olsaydın sana doğum günü şarkısı söylerdim. İyi ki yoksun çünkü benim sesim berbattır. Nice mutlu yıllara. Hep iyi hatırlayacağın hatta torunlarına anlatacağın bir yıl olsun !! Doğum günü planlarını merakla bekliyorum!
İşte Nalan'ın sobesi en yakınımdaki değil de en sevdiğim kitabın 187. sayfasının ilk cümlesini yazıyorum.Buket Uzuner 2 Yeşil Su Samuru anneleri babaları ve diğerleri. Bu kitabı okumadıysanız mutlaka okumanızı öneririm. Farklı yaşlarda farklı tatlar aldığım bir kitap...
"Ben Hakan'ı rahatsız edecek denli gamsız ve geniş bir insan diye, o da beni gereksiz yere sorun yaratan ve hüzünlenmeyi seven birisi olarak sessizce suçluyorduk"
Ben de bu sobeyi yapmayan kaldıysa sobeliyorum.Sırada Çocuklaçocuk'un sobesi var. Unutmadım yapacağım.
Bugünlerde pek mızmızım sebebi de ağzımın içindeki aft. Uyku uyutmuyor, yemek yedirmiyor ve müthiş acıyor. Bu aft sayesinde ne kadar güler yüzlü olduğumu keşfettim. Çünkü her gülümsediğimde acıyla irkiliyorum. Ortaya garip bir surat ifadesi çıkıyor gülerek acı çeken. Herkes moralin bozuk mu diye soruyor. Yok ağzımda aft var diyince bir garip bakıyorlar. Ama cidden çok canım yanıyor.
Önce baş ağrısı sonra aftlar kendime hiç bakmıyorum diye düşünüp bugün vitamin kürü aldım kendime. Bir de eczanedeki bütün aft ilaçlarını .Bunlar bana ne anlatmak istiyor hala düşünüyorum.Hayatımı biraz oluruna bırakmak, öylece suyun akışını seyretmek istiyorum. Bunu hiç yapabilecek miyim bilmiyorum ama deniyorum.