
Ne çok zaman olmuş yazmamışım... Neler neler yaptım :)
Cumartesi günü İstinye Parka alışverişe gittik. Deniz ve Oya ablayla. Bu sene size de oluyor mu bilmiyorum ama ben dükkanlara gir çık bulamıyorum. Herşey çok pazar malı gibi geliyor. Bu yüzden bütün yaz siyah atlet kot ile geçiyor. Benim şikayetim yok :)
Ama iş ayakkabıya gelince buldukça buluyorum. Hatta hepsini almak istiyorum seçemiyorum.
İşte bu yüzden Cumartesi günü yine elimde yukarıdaki ayakkabı ile döndüm eve. Yatırımlarımı ayakkabıya ve wii'ye yapıyorum ilerde hepsi para edecek bakın görün :)
Pazar günü hiç evden çıkmadım. Çok sıcaktı çünkü. evde televisyonun karşısında kendimi şarj ettim. Vedat geldi. Yeni keşfimiz fish of north'dan balık söyledik. Evde balık keyfi için ideal.
Balık çorbası, garnitür bezelyeli soğanlı patatesi ve sebzeleri tabii ki balıkları harika. Daha yerini gidip görmedik ama eve çokça istettik. Özellikle ben zencefilli ballı somon balığına bayılıyorum. Siz ben öyle şeyler yemem derseniz dağ kekikli somon balığı da isteyebilirsiniz. Mecdiyeköy ve kozyatağı şubeleri var.
Bu hafta bahçe sezonunu açtık. Geçen hafta bahçede küçük bir fish of north partisinden sonra Pazartesi akşamı kocaman bir aile yemeği yedik. Eskiden yeniden konuşup Metehan'ın konseri eşliğinde çok keyifli zaman geçirdik. Metehan sosyalliği ile bana çekmediği kesin ben o yaşlarda annemin eteğinin arkasından bakardım hayata.
Yaşam çok garip annenin eteğine yapışık başlıyorsun hayata sonra aile ortamlarından koşarak kaçıyorsun sonra bir yaşa gelince burada benim yaşım oluyor o bir yaş en keyifli zamanların aile ile geçtiğine karar veriyorsun. Kocaman masanın çevresinde ailecek bir şarkıyı paylaşmanın keyfi tüm haftaya yansıyor.
Bu ara bir sürü kitap okuyorum, çokça çalışıyorum, küçük krizleri atlatıyorum ve asıl yapmam gereken şeyleri yapmayıp sürekli erteliyorum. Herşey kendiliğinden olsun istiyorum. Akışa bırakmak böyle bir şey mi acaba?