Ecenin balkonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ecenin balkonu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2008 Perşembe

Bir buluşma

Sabah sabah çıkıp kendimi Beşiktaş'a giden vapurda bulunca keyfim pek yerine geldi. Hele açıkda yüzüme kimse sigarasını üflemeyince midem de bulanmadı. İskelede indiğimde nerede buluşacağımızı okumayı unuttuğumu farkettim. İyi ki cep telefonu var. Lale Abla'yı arayıp nerede buluşacaktık biz çığlığı attım.
Sütiş'i sora sora özsüt'ü bulduk :). Önündeki tek masada oturan kişi Ece'ninbalkonuymuş. Lale abla olmasa ben içeri girer bir kaç masa gezerdim. İlk masaya sormazdım. :):):)Tam yerimize yerleştik ki Nalan'da geldi.
Nalan'la senede 1 kere görüşsek de topu topu birbirimizi bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar görsek de sanki upuzun bir zamanı paylaşıyoruz gibi geliyor. Lale abla ile zaten akraba gibi olduk. :):) Bu blog buluşmalarının büyüsü ilk gördüğün andan itibaren kırk yıldır tanıyormuş sıcaklığına ulaşıyorsun. Yazıların büyüsünden sanırım. Oradan buradan sürekli konuştuk. Yazılardan tanıdığın kişi kanlı canlıda aynı olunca pek keyifli oluyor. Ece bize dikiş makinesi ile yaptığı cicilerden getirmiş, öyle güzeller ki.
Bazen hayattan molalar alıp sonra devam etmeyi seviyorum. Rutini kırmak gibi. Dün de o günlerden biriydi. Bir de Vedat haklıymış ben işe bir kaç saat geç gidince hayat durmuyormuş ...

28 Haziran 2008 Cumartesi

Altın Makas

Ece'nin balkonuna gidip dikiş makinesi tıkırtıları duyunca aklıma geldi. Annem bile bu anıyı unutmuştur. Bizim evde masalı bir singer dikiş makinesi vardı. Kim dikiş dikerdi bilmiyorum ama arada kapağı açılırdı. Akrabalardan birinin sünnet düğünü olduğu gün bana elbise dikilmesi için annemle sanırım Edide bir de Selma Abla makinenin başına geçmişlerdi. Ben heyecanla bekliyordum. Annemin evde tek keskin makas olan köşe bucak saklanan bir makası vardı altın rengi. Altın Makas derdik ona.
Annemler dikişe çay arası verdiklerinde odada dikiş makinesinin yanında parlayan altın makası gördüm. Elime aldım ve ilk iş saçlarımı yol yol kestim. Hala neden yaptığımı bilmem. Annem odaya girip kadamda tren yolu gibi deriyi görünce şoka girmişti. Bir hız berbere gidilmiş ve saçlarım anca besleme modeliyle kurtulmuştu. O geceden hayal meyal hatırladığım bir resim var. Elbisem gayet güzel saçlar korkunç.
Yıllar sonra kendime bir dikiş makinesi aldım. İlk heves bir etek dikmiştim ama onla kaldım.
Makine ve bir hurç parça kumaş arada bir bana göz kırpıyor ama yüz vermiyorum. Bu hafta sonu bir deneme daha mı yapsam acaba?

ps: Moonsun'dan çok anlamlı bir mail aldım. Bir okula destek için yardımlarımızı bekliyor. Önce olayı bir şekillendirelim sonra hemen sizle de paylaşacağım.

İyi hafta sonları herkese :)